“Evrende her şey olması gereken zamanda, olması gerektiği gibi olur.” Ama tüm gereklilikler yani ihtiyaçlarımız, bizim bilinçli veya bilinçsiz seçimlerimizle belirlenir. Eğer ihtiyaç olarak yaşama güvenmeyi ve yaşamı sevmeyi seçersek kalbimizi herkese açabilir, sevgi dolu bir benlikle kendimizi ifade eder ve seçimlerimizi yaparız. Ama ihtiyaç olarak bilinçaltımızdaki korku dolu kayıtlardan yükselen, yaşama güvenemeyen egomuzu seçersek, ruhun gerçek ihtiyaçları yerine, bize dayatılan değerlerin ardından gider, herkesle yarışır, herkese üstünlük sağlamaya çalışır, güç ve otorite peşinde koşarız. Tabi ki bunları elde etsek bile bir gün mutlaka bir başkası elimizden alır. Dolayısıyla ister bilinçli, isterse de bilinçsiz olsun “şimdiki” seçimlerimizle geleceğimizi belirleriz. Ya farkındalık geliştirip özgür seçimlerimizle kaderimizi elimizde tutarız, ya da bilinçaltımızın bizi itelediği yere doğru sürükleniriz.  Ve zaman ilerledikçe karşımıza çıkan yaşantıları kaderin bize dayatması olarak algılarız. Aslında bu yaşantılar bilinçaltımızdaki olumlu yada olumsuz etiketleri iyice sağlamlaştırmak için bizim enerji düzeyinde yaptığımız bilinçsiz tercihlerin sonucudur. Oysaki bu yaşantıları kendimizi dönüştürmek veya bilinçaltı kayıtlarımızı yeniden yapılandırmak için fırsata dönüştürme olanağına da sahibiz.

Bu yaşantıları fırsata çevirmek için ihtiyacımız olan şey bilinçaltımızda neler olup bittiğini anlamaktır. Bunun için en etkili yollardan biri EFT’dir. Duygudan özgürleşme tekniği olarak tercüme edilebilecek olan EFT sayesinde, değiştirmek istediğimiz konuyla ilgili, bilinçaltı kayıtlarımızı ortaya dökebilir ve böylece sorunun gerçek nedenlerine ulaşabiliriz.  Bu bizim için çok değerli bir bilgidir.

Tabi ki ne olduğumuzu bilmek sorunu çözmez. Çünkü bilinçaltımız, bir yandan doğumla birlikte yanımızda getirdiğimiz, diğer yandan ise yaşantılarımızdan edindiğimiz bu kodlara o kadar sıkı sarılmıştır ki, ne istek ve arzuyla ne de düşünme yoluyla bu kayıtlardan kurtulamayız. Bu kayıtlardan kurtulabilmek için önce bilinçli tercihlerimiz olmalıdır. Yani değişmeye veya dönüşmeye gönüllü olmak gerekir. Bu da yetmez, bilinçaltımızı bu değişime ikna etmemiz gerekir. Bunun için de kullanılabilecek en iyi tekniklerden bir oto hipnozdur. Oto hipnoz sayesinde bilinçaltı kayıtlarına ulaşabilir ve onların üzerinde çalışabiliriz.

Hipnoz, bilinç ve bilinçaltının yan yana açık olduğu ve kişinin telkin almaya gönüllü olduğu, uyku ve uyanıklık arasındaki bir eşiktir.  Otohipnoz ise, bu eşiğe, dışarıdan yardım almaksızın kendi kendimizi gelebilmektir. Hipnoza genel olarak transtan geçilir. En önemli araç gözdür. Bakışlar bir yere odaklanır (konsantrasyon), aşırı konsantrasyondan yorulan gözler aniden kapatılınca odak dağılır (dekonsantrasyon), rahatlama ve gevşemeyle birlikte trans durumu ortaya çıkar. Ardından özel hipnotik bir dili içeren telkinlerle trans derinleştirilir ve hipnoza girilir. Otohipnoza girmenin en kolay yolu ise doğu öğretilerinde TRATAK  olarak bilinen, konsantrasyondan dekonsantrasyona geçiş tekniğidir.  Tratak, herkesin kolaylıkla uygulayabileceği, son derece basit, kısa ve etkili bir yöntemdir.

Yani EFT ile sorunun gerçek temellerine ulaşıp, tratakla otohipnoza girip, hipnotik dille hazırlanan telkinler aracılığı ile kendi üzerimizde etkili çalışmalar yapabiliriz.

Ama kaçırmamamız gereken çok önemli bir çizgi söz konusudur. Oda özünde hepimizin en temel sorunu varoluşsal olduğudur. Yani bilinçaltında değiştirdiğimiz kaydın yerine koyduğumuz yeni kayıt, kendimizi sağlıklı ifade edebileceğimiz, öz değerimizi, öz saygımızı ve öz güvenimizi pekiştirecek değerleri içermelidir. Bu üç kelimenin başında ki “ÖZ” genel olarak görmezden gelinir ve gerçek ruhsal sorunlar da buradan çıkar. Özümüze uygun olmayan bir saygı, değer ve güven arayışı, her zaman bizi mutsuz edecektir. Dolayısıyla bu üç değerin üçü de, sevgi, şefkat, merhamet, adalet, barış ve neşeden temellenen ruhsal değerler üzerinden yükselecek şekilde yeniden kodlanmalıdır. Kendinizi nasıl kodlayacağınız ise  tamamen sizin seçiminizdir.  

Eğer özgür irade sahibiysek seçimlerimizi dönüşüm için yapar, böylece yaşam sahnesinde oyunun iplerini elinde tutan bir kuklacı olarak kaderimiz üzerinde söz sahibi oluruz. Aksi taktirde, bilinçaltımız bizi kader diye algıladığımız yeni seçimlere doğru iteler.

Meditasyondan Otohipnoza

(Nalan Yıldırım)

  • Facebook - Beyaz Çember
  • Instagram - Beyaz Çember

0312 215 95 59

0532 692 04 65

Bişkek Caddesi 37/2

Emek, Ankara